Powered By Blogger

24 Ekim 2010 Pazar

..

Birinin hayatının parçası olmak,
Ama kalmamak..dokunup kaçmak.
Fısıldar gibi, tek kokuluk gül gibi
kapı arasından bakar gibi.

dyg arl

11 Ekim 2010 Pazartesi

senle ben..

kurallı bir yerde kuralsız
isli bir yerde net
uçsuz bir yerde uç
kalabalık bir yerde yalnız
susuz bir yerde balık
düğümsüz bir yerde ip
terkedilmiş bir yerde rüzgar
zamansız bir yerde yaşıt
yağmursuz bir yerde sırılsıklam
bulutsuz bir yerde yağmur
salkımsız bir yerde tane
taçsız bir yerde kral
denizsiz bir yerde mavi
duygusuz bir yerde şiir
sağır bir yerde müzik
dilsiz bir yerde büyük harf
istasyonsuz bir yerde tren penceresi
rüzgarsız bir yerde uçurtma
aşksız bir yerde şehvet
kalpsiz bir yerde tıp tıp tıp
çocuksuz bir yerde oyuncak
yorgun bir yerde çocuk
geçmişsiz bir yerde anı
kör bir yerde göz bebeği
aynasız bir yerde sen
güçsüz bir yerde kahraman
sessiz bir yerde bangır bangır
topraksız bir yerde tohum
uykusuz bir yerde düş
düşsüz bir yerde gerçek
masum bir yerde suç
akıllı bir yerde deli
akılsız bir yerde aklından geçenler

ve belki senle ben imkansız bir yerde mucize.

dyg arl

10 Ekim 2010 Pazar

korktum

Bir adam var, benden güçlü çok güçlü sımsıkı sarılı bana canımı acıtacak kadar sarılı.Git diye bağırıyor adam.bir kadın şahit yanımın yanında, gözleri emin gözleri zafer dolu hep ordaymış gibi hiç görmemişim gibi.korktum! Şimdi kalkarsam giderim.Şimdi ağlamazsam başarırım. korktum! bir adam eli tam üstümde korkumdan cesaretlenen yüzüm eliyle yüzyüze, cevap vermiyorum.ses büyüyor,ben bağırıyorum hadi! gözler yanımın yanında,ses dönük, ses alçalıyor... uyanıyorum.

dyg arl

24 Temmuz 2010 Cumartesi

vaz..

yoruldum!
vazgeçtim!

kimseye söylemedim,
kendime bile.

ayaklarım dillendi.
sustum!

düşündüm..
bu kadar uzakta mıydı?
bu kürkçü dükkanı diye.

duygu

17 Temmuz 2010 Cumartesi

bir şey

Beni pır pır kanatlandıran birşey..
Sihirli bir şey..
Bakir bir şey..

Buldum!

Bıçak geçirmez yeşil elma.
la la laaaa...

iz

Omuzum da bir izin kalmış, çocuk rengi, biraz bulanık ama taze…gelip almayacak mısın?

Hadi gel! Ne zaman istersen gelebilirsin beklerim ben çıkmam evden dışarı hiç, kızlara falan da gitmem, onlar gelir hep, hatta beraber bekleriz seni, en sevdiğin yemekleri yaparım en sevdiğin eflatun elbisemi giyerim hele bir gel de daha neler neler hazırlarım sana.

Ekmek almaya çıkarım belki onda da en kötü kapıda karşılaşırız.hemen gidip gelirim bekletmem seni hiç.içinden fal çıkan cikletlerden alırım bir sana bir bana sen gene yalan bunlar deyip atarsın yere okumadan, ben alır okurum hemen. 

Telefonla da uzun uzun konuşmuyorum zaten, istediğin zaman arayabilirsin geliyorum diye.gelirsin… sessizce açarsın kapıyı,aslında ben hep duyarım ayak seslerini.Saklanırsın evin bir köşesine gene, çocuklar gibi korkutmak istersin beni, ben her seferinde önce davranırım bulurum seni çıkartırım saklandığın yerden sarılırım gene sımsıkı.hadi gel!

Ya da zamanın yoksa sen söyle nerede olduğunu ben getiririm, ama söyle olur mu? Nerede olduğunu bileyim.Dış kapıyı da açık bıraktım zaten bir de gelince onunla uğraşma diye, anahtar da paspasın altında hemen aç gir içeri ben salonda yatıyorum gittiğinden beri zaten.Uyandırırsın beni de geçeriz odamıza.uzun uzun sohbet ederiz, bensiz neler yaptığını anlatırsın, aldığın hediyeleri verirsin belki…hediye vermeyi çok seversin.Sonra dalarım kollarına, huzur da gelir sen gelince.hadi gel!

Anlasana anlasana artık çok özledim diyorum.Özledim senle uyumayı.Özledim adımı senden duymayı…

Bak bir sene oldu bugün …bu şaka uzun sürdü sevgilim neredeysen çık artık! Tamam sen kazandın...Bu sefer bulamadım..Gel gel de tam olayım artık.

TAŞ